Solaris gezegenin incelemeye giden bilim insanı ve mürabatın tümü birer ikişer ölmektedir. Mikrobik bir hastalıktan değil, çıldırarak. Psikanist gönderirler. Uzay gemisinde son dört beş kişi kalmıştır. Onlar da yarı deli durumda gezmektedir. Hepsinin yanında geçmişten kalma acı anılarını taşıyarak. Psikolog gördüklerin hayal olduğunu anlatmaya çalışır. Fakat bir sabah uyandığında seneler önce mutlu bir evlilik zamansız kaybettiği eşini bulur. Önce inanamaz. Çünkü yanında yatan kadın geçmişine dair hiç bir şey hatırlamıyordur. Hayal olduğunu, gemidekilerden etkilendiğini sanır. Dediklerini kanıtla için karısını füzeyle uzay boşluğuna gönderir. Fakat kabus peşini bırakmaz. Bir sabah uyandığında karısını tekrar yanında, uyanmasını beklerken bulur. Bilim adamı donup kalır. Siz de kanıtlamak için aynısı yapar mıydınız?
Dispotya Romanların en iyisi diyebilirim. Gelecekte bizi nasıl bir dünya bekliyor. Her şeyin fabrikasyon olması, insanların sürekli mutlu olması ve sınırsız özgürlük, sınırsız sex... Amaç yok, gaye yok. İnsan mutlu olur mu? Aynı 1980lerde TV de oynatılan logından Kaçış gibi. Herşey belirli bir süre sonra cehenneme dönmek zorunda. Amaçsız bir hayat, alınterinin, sevginin olmadığı bir dünya getirdiğinde fazlasını götürür..
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma