Tüm olumsuzluklara rağmen, eğlenceli bir ülkeyiz. Mizah hiç bitmiyor, mizah olmasa yanmıştık. Hayvanları koruma derneğinin açılışında kurban kesilmesi, uyuşturucuyla mücadele derneğinin başkanının uyuşturucu ticareti yapmaktan gözaltına alınması. Bunlar çelişki de değil, çelişkinin bile ötesindeler. Sanki birileri içtiğimiz suya bir şey katıyor, ayık zihinle yapabilecek işler değil bunlar.
Kurnazız işimize gelmeyen konularda bilmezliğe yatıp, çıkarımız söz konusu olduğunda kafamız zehir gibi çalışır. Kutuplaşmış vaziyetteyiz, fikirlere saygı duymuyoruz.
İnsanı telli çalgılara özdeştirip benzetirim. İki telimiz var, hangi tele dokunursan farklı ses duyarsın. Birinci telimiz ego maddi çıkarlarıdır, ikinci tel vicdanıdır, en gür sesin çıkması gereken telidir. İki tel arasında gidip geliyoruz. Bazen ikisine de aynı anda dokunup, sesleri karıştırarak arafta kalıyoruz. Vicdan telinin sesini hiç duymayanlar git gide artmakta.
Hayatın doğal akışı, aldığım öğütleri adeta kendi içinde eritti. Bu biçimde yetiştirilmek etik açıdan iyi gibi dursa bile, toplum gerçekleri karşısında anlamsızlaşıyor.