…”İzlerken, daha güzel bir hayat yaşamayı gerçekten isteyen insanların, en zor koşullarda bile bunun yolunu arayacağını düşündüm, içinde bulunduğu koşullarda mümkün olan en güzel hayatı yaşamaya çalışan, bunun için her fırsatı değerlendiren, yeni fırsatlar yaratan insanlar… Sadece böyle insanların daha güzel bir dünya için mücadele etmelerinin içtenliğine inanabilirdik. Sadece onların imkansızı isteme hakkı olabilirdi. Bu koşullarda mümkün olmayan bir hayat uğruna koşulları değiştirmek için, dünyayı değiştirmek için isyan etmeye, sadece onların hakkı olabilirdi.”…
…”Yaşlılıkta, çoğu durumda, beden ve zihin aynı zamanda çökmüyordu. Genellikle bunlardan biri daha genç kalıyordu. Hangisinin önce çökmesi daha iyidir gibi trajik bir sorunun cevabını bugün tam olarak öğrenmiştim: Önce zihin çökerse insan daha mutlu ölürdü.”…
…”Muhtardan çıkıp Akdoğan Sokağı’na giderken, bu memleketteki isim değişikliklerine takılmıştı kafam. Niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor, sürekli değiştiriliyordu acaba? Tarihten kaçmak için mi? Her şeye sıfırdan başlamak için mi?”…
“Ne çok insan vardı trafikte! Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığından habersiz ne çok insan vardı. Çeşitli amaçlar peşinde, çeşitli kaygılarla akıp gidiyordu hayat. Ama kimse kimsenin hikayesini bilmiyordu.”