Scofield

Scofield
@Scofieldbook
İnstagram: scofieldbook
Istanbul
23 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·480 syf.··
2025 21. kitabı
Selammmmlar. Veyl Kötülerin Şehri yorumuyla geldimmm. Veyl, bir suç işleyenlerin düştüğü Kötüler Şehri’ni anlatıyor. Bu şehirde belli bölgeler var, Siyah Bölge, Kırmızı Bölge, Yeşil Bölge, Mavi Bölge ve Sarı Bölge… Her bölgenin ise işlediği suçlar bambaşka. Siyah Bölge’ye düşenler katiller. Bir de Griler var. Griler ise ne suç işlediği belli olmayan kişiler. Onlara bir bölge seçtiriyorlar ve o bölgeye ait oluyor. Yekta yani ana kadın karakterimiz bu bölgeye düştüğünde işlediği suçu hatırlamadığı için Gri olarak düştü. Ve bir bölge seçmesi gerekiyor ama bir problem var, Siyahlar Grilerden nefret ediyor. Siyah Bölge öncüsü Kunter… Benim en başından beri asla caymadan tuttuğum erkek karakterdi. Bilmiyorum, ben galiba harbiden kötü erkek karakteri seviyorum abdjbfhlj. Kunter de başından beri Yekta’ya onun tarafına geçmesi gerektiğini, siyah olm ası gerektiğini söylüyor. İşte benim en sevdiğim kısım buradan itibaren başlıyor çünkü Yekta asla kabul etmiyor ve onunla resmen savaşıyor. Başta dedim ki kesin iki uğraştırıp kabul edecek, klasik son dedim aam beni aşırııı şaşırttı. Ve ve ve çok sevdim. Kırmızı Bölge öncüsü Asil ve Amber… Sizin ben diye başlayıp devam etmiyorum sjufblhsn. Asil bi bırak peşimizi kurban olayım ya. Bir aşk yaşayalım nolur nfalnf. Amber… Gerçekten beni büyük hayal kırıklığına uğratan bir karakter oldu. Ama sevdiğim tek kısmı gerçekleri Yekta’ya gösterdi ki Kunter’in yanına geçti. Konu olarak bayıldığım bir kitap oldu. Fatma’nın kalemini ilk defa okudum ve söylemem gerekir ki olayları işleyişini vs çok sevdim. Kitabın devamını heyecanla - daha çok Kunter’i- bekliyorummmm.
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025483 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·336 syf.··
2025 34. kitabı
Selammmlar. Tatsız Bir Öykü kitabını bitirdim ve hemen yorumuna koştum. Size biraz kitaptan bahsedeyim. Öykü adında genç ve başarılı bir yazar var. Bir gün imza gününde bir okuru çok ilgisini çekiyor. O da Kıraç adındaki karakterimiz. İkilinin arasında ilk bakışta bir çekim oluyor ve kahve içmeye çıkıyorlar. Ve bu şekilde bir tanışmaları oluyor. Sonrasında Kıraç, Öykü’ye yazmasında yardımcı olmak amacıyla sessiz sakin olan kasabasına taşınmasını öneriyor. Öykü de bu fikri seviyor ve kasabaya taşınıyor. Başlarda sakin olan kasabada ufak ufak geren şeyler oluyor. Kitaba başlarken hiçbir şekilde konusuna bakmadım ki her şeyi kitapta öğreneyim. Başlarda bir fikrim oluşsa da çıkan ipuçları benim fikirlerimi yerle yeksan etti. Uygar karakteri benim en başından beri aşırı sevdiğim ve Öyküyü şiplediğim bir karakterdi bu arada. Ben başından beri dedim ki nolur Uygar’la olsunlar. Ama kitaba ana konu olarak bakınca kitap aşk kitabı değil. O yüzden dedim ki tamamdıııır olmasın. Kıraç karakteri ise çok tatlıydı başlarda. Beni en çok şaşırtan karakter oldu kitapta. Dedim ki yok ya Kıraç tatlı. Kitabın üzülen erkeği olacak. Biz üzüldük kitapta kdbaskhdbk. Dedim noluyoooor. Son yüz sayfa beni ham şaşırtan hem de hayal kırıklığına uğratan bir sayfa oldu. Açık söyleyeyim böyle bir şey beklemiyordum. Şöyle beklemiyordum, evet asıl olay ondan çıkacaksa bile biz ufak ufak ama açık bir şekilde ipuçları görmeliydik bence. Yani bunu bir anda öğrenmesek daha iyi olurdu. Uzatabilirdi kurguyu, kalın yapabilirdi kitabı sonuçta tek kitap yani kalın bir kitap olabilirdi diye düşünüyorum. Hele olayın sebebini öğrenmemiz… Yani sebebi benim için bir sebep değildi, daha içi dolu bir sebep bekliyordum. Ama akıcıydı. Zaten Ceren’in diline hakimim, bu yüzden beni zorlamadı kitap.
Tatsız Bir ÖyküCeren Melek · İndigo Kitap · 2025478 okunma
Is serisi Tünel Yorumu
Puan vermedi·624 syf.··
2020 1. kitabı
İs Serisi Tünel 5/5 Sellamlar. Size belkide bana en çok dokunan üç kitap arasından birisiyle geldim. İs serisine başlamak konusunda oldukça tedirgindim çünkü hem Binnur Şafak Nigiz'in ağır bir yazım tarzı olduğunu  hem de daha tamamlanmamış bir seri olduğunu biliyordum.  Daha sonra bir arkadaşımda gördüm seriyi ve bana kesinlikle almamı söyledi bende alıp okudum. Gerçekten beklemekle çok büyük hata etmişim. Korhan'la, İs'le Yağış, Çağlar, Akşın ve daha nice insanları tanımakta oldukça geç kaldığımı hissettim. İs Nurşan , gerçekten oldukça güçlü bir kadın, o kadar şey yaşamasına rağmen, o kadar şey görmesine rağmen kendinden ödün vermemiş bir kadın ve ben onu çok sevdim. Korhan Arjen ise aslında bence İs'in erkek hali, birbirlerine çok benziyorlar ve bu bizi belkide kitaba daha çok adapte ediyor. Korhan'ı en başından beri sevdim fakat hep bir işler peşinde olduğunu düşündüm.  Düşündüğüm şey çıktı mı, çıkmadı fakat daha bitirici bir durumla karşı karşıya kalmadık desem yalan olur. İki kitap boyunca her ama her karakterin bir paragrafta olsa duygularını gördük, gerek İs'in bakış açısından gerek kendi ağızlarından. Bir çok duyguyu içinde barındırıyordu, yeri geldi hüngür hüngür ağladım, yeri geldi kahkaha atarak güldüm ve yeri geldi oldukça şaşırarak birkaç dakika duraksadım. Hepsini bir kitapta yaşadım ve tam bir duygu karmaşasına döndüm. Tünel benim için bir şarkı olsaydı şayet, şuan durdum ve düşündüm, seçemezdim sanırım. Her şarkının bir dizesi Korhan ve İs'i anlatıyordu.  Tünel, serinin 'karakterleri tanıma, olayların başları.' kısmıydı. Tüm herkesi tanıdık, herkesin az çok hikayesini okuduk ve bence bu gerekli olan bir şeydi. İs'in duyguları oldukça fazlaydı benim için, bu konuda belki rahatsızlık duymuş olabilirim. Yani Korhan bir hareket yapıyor ve ardından bir
1000Kitap
TünelBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20181,796 okunma