Adına ne derseniz deyin. Tanrıyı duyularla kavramak, öyle amansızcasına anlaşılmaz bir şey mi? Ne diye yarım sözler ve görünmeyen mucizeler sisinde saklıyor kendini? Kendimize inancımız yokken, inananlara nasıl inanabiliriz? İnanmak isteyip de inanamayanların başına neler gelecek? Peki, ne inanmak isteyen ne de inanmaya gücü yetenler ne olacak? Tanrıyı neden öldüremem içimde? Ona kötü sözler söylerim, yüreğimden söküp fırlatmak isterim de, neden böyle ağrılar içinde, böyle aşağılanarak yaşar durur? Neden, her şeye karşın , silkip atamadığım şaşırtıcı bir gerçektir o? İşitiyor musunuz beni?
-
Yedinci Mühür (The Seventh Seal)
Sevmek acı çekmektir. Acı çekmemek için sevmemek gerekir. Ama sonra insan sevmemekten acı çekiyor. Bu nedenle sevmek acı çekmektir; sevmemek acı çekmektir; acı çekmek acı çekmektir. Mutlu olmak sevmektir. O halde mutlu olmak acı çekmektir, ama acı çekmek insanı mutsuz eder. Bu nedenle, mutlu olmak için, çok fazla mutluluktan acı çekmeyi sevmek gerekir. Aşk ve Ölüm (Love and Death)
Her şeyi anlatıp, itiraf etmek istiyorum ama kalbim tamamen boş. Boşluk bir aynadır. Yüzümü görüyorum ve nefret ve korku hissediyorum. İnsanlara karşı ilgisizliğim yüzünden tamamen dışlandım. Şimdi hayaletler dünyasında yaşıyorum ve rüyalarımda tutsağım. Yedinci Mühür (The Seventh Seal)