En doğru kararlar uzun bir zaman düşünülüp analiz yapılarak verilenlerdir !
Birçoğumuz bu cümleye tamamen katılacaktır. Hatta aldıkları büyük kararlardan örnekler sıralayacaklardır. Bir anda verilen kararların hiç de sağlıklı olmayacağını savunacaklardır. Peki gerçekten öyle mi?
Malcolm Gladwell, yapılan araştırmaları bir araya toplayıp “Blink” anına dikkat çekiyor. Her kararın arkasında yatan ilk düşünceleri, farkında olmadan akıldan geçenleri, analizleri inceliyor.
Bir müzede sergilenmek üzere getirilen bir eserin; onlarca analizden geçirildikten sonra orijinal olduğuna karar veriliyor. Fakat bir sorun var ! Yıllardır bu işi yapan Evelyn Harrison heykele baktığı anda içini bir huzursuzluk kaplıyor. Ne olduğunu bilmese de bu eserde bir şey yanlış ! Onun yaşadığı şey aslında sadece hislerinin yarattığı bir durum değil. Çok daha fazlası.
İNCE DİLİMLERE AYIRMA
Psikolog John Gottman, “Aşk Laboratuvarı” adını verdiği ofisinde bir araştırma yürüttü. Hepimiz evli bir çiftin bir süre sonra ayrılıp ayrılmayacağını tahmin etmek için birçok bilgi toplamamız gerektiğini düşünürüz. Evdeki ilişkileri, iletişim yolları, geçmişleri, ekonomik durumları, aileleri, kültürleri vesaire vesaire. Normalde kontrol dışı gerçekleşen hiçbir süreci kabul etmeyen ve her şeyin analizle ortaya çıkabileceğini savunan Gottman, bu düşünceyi tamamen yıkacak sonuçlar elde etti. Ona göre bir çiftin boşanıp boşanmayacağı 3 dakikalık kayıttan belli olabiliyor !
“İnce dilimlere ayırma” olarak adlandırılan bu durum; kısacık tecrübeler sonucu gözlemleyebildiğimiz durum ve davranışlarda bilinçdışımızın tekrar eden kalıpları bulabilme becerisi demek (Gladwell, 2005).
Bu kitap bize anlık karar verme süreçlerinin nasıl işlediğini, aslında edindiğimiz her deneyimin bu süreçte nasıl istem dışı kullanıldığını