Çocuğumuz büyüyüp benim dırdırcı olduğumu düşünecek, tıpkı benim annemin dırdırcı olduğunu düşündüğüm gibi, çünkü anneler seslerini kesse ve durmadan karşı çıkmadan her şeyi yapsa işler ne kadar da kolay olurdu.
Yorgunum. Yalnızım. Bu yeni hayatın içinde kendimi küskünlüğe batmış, olmak istemediğim bir insan, çocuğum olan o nimet için sürekli şükran duymadığım için sürekli suçlu hisseden bir insan olarak bulmuştum. Sürekli olarak şükran duyuyorum, gerçekten de: Çocuğuma tapıyorum. Ama yorgunum. Yalnızım. Kaybolmuşum.
Şu lanet olası çocuk bağlanmak istemiyorsa şu lanet olası çocuğu şu lanet olası arabaya sokamıyorum çünkü bu kayışları bir erkek tasarlamış. Bir anne ya da babanın ya da bakıcının iki elinin de serbest olabileceğini ancak bir erkek düşünebilir.