Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Maximilien," dedi Kont, "kaybettiğimiz dostlarımızın ruhları toprağın içinde dinlenmiyor, onlar yüreğimize gömüldüler ve her zaman onların yanında olmamız için böyle olmasını Tanrı istedi. Benim bana daima böyle eşlik eden iki dostum vardır: Biri yaşamın, diğeri ise aklımın bana verdikleri. İkisinin ruhu da içimde yaşar. Tereddüde kapıldığımda onlara danışırım ve bir iyilik yaparsam, bu onların tavsiyeleri sayesinde gerçekleşir.
"Evlisiniz, değil mi?" diye sordu Kontes.
"Ben mi?" dedi Monte Cristo. "Bunu size kim söylemiş olabilir ki?"
"Demek yalnız yaşıyorsunuz."
"Evet, yalnız yaşıyorum."
"Kız kardeşiniz... oğlunuz... babanız yok mu?"
"Kimsem yok."
"Siz hayata bağlayan hiçbir şey olmadan nasıl yaşayabiliyorsunuz?"
"Bu benim suçum değil Madam. Malta'da sevdiğim bir genç kızla evlenmek üzereyken savaş beni bir kasırga gibi uzaklara gönderdi. Beni bekleyecek, hatta ölüme dek sadık kalacak kadar sevdiğini sanmıştım. Geri döndüğümde evlenmişti. Bu hikaye yirmili yaşlardaki her erkeğin başından geçer. Belki de yüreğim başkalarından daha zayıf olduğu için onlardan daha çok acı çektim, hepsi bu."
Kontes bir anlığına soluk almak için bir molaya ihtiyacı varmış gibi durdu.
"Evet," dedi, "ve bu aşk yüreğinizin derinliklerine yerleşti... İnsan ancak bir kez sever... Peki o kadını bir daha gördünüz mü?"
"Asla."
"Asla mı?"
"Peki size çektirdiği acılardan dolayı onu bağışladınız mı?"
"Onu, evet."
"Ama sadece onu, sizi ondan ayıranlardan hala nefret ediyorsunuz, öyle değil mi?" (Səh;937) Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)