Bir anneye bebeğinin hastalığını anlatırken:
Gözümün önünde sehpanın üstünde saat duruyordu. Konuşmamın 3. dakikayı geçmediğini ve kadının hıçkıra hıçkıra ağladığını dün gibi hatırlıyorum. Gözünden dökülen yaşlardan fevkalede memnundum; çünkü sert ve korkutucu sözlerimle kasten kışkırttığım bu yaşlar sayesinde konuşmamın bir sonra ki bölümüne geçebilmiştim.
Biriniz benim gibi olduğu yerden tek bir gün bile ayrılmadan bir buçuk yılını kışın karın altında, yazın kuru ve fakir ormanların arasında geçirdiyse, geçen haftadan kalan gezetelerin paketini sanki mavi zarf içinde aşk mektubu almış bir aşık gibi kalbi küt küt atıp yırttıysa o kişi ne demek istediğimi anlayacaktır!
Aslında düşününce, eğer en ufak bir nevralji bile insanı elden ayaktan kesebiliyorsa, o zaman bu lanet insan ne işe yarar ki?
Nevralji: Sinir ucunda ağrı
Ancak üstünden uzun bir süre geçtikten sonra yoğun bir öfkenin çok tuhaf biçimlerde ifade edilebildiğini idrak ettim
Alıntılayanın notu: Öfke krizi istenmeyen sonuçlara yol açabilir...İçinden 10'a kadar say. Bu sayede öfke merkezi biraz sönecek ve mantıklı beyin tekrar devreye girecektir
Bir kitapsever, iyi bir kitap okuyunca hep aynı soruyu sorar kendine 'Neden bunu daha önce okumadım?'
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. 'Tıp fakültesinden herşey çıkar, arada bir doktor çıkar'ın en iyi örneklerinden olan Bulgakov, bir süre hekimlik yaptıktan sonra mesleği bırakmış ve oyun yazarlığına başlamış. Bu eserde onun ilk hekimlik yıllarına ait birkaç öyküden oluşan muhteşem bir eser.
Bulgakov'un 100 sene önce dondurucu Rusya taşrasında mecburi hizmetini yaparken derlediği anılarından oluşuyor. Zaman ve mekan farklı ama hastalar, olaylar ve yaşananlar günümüzde hala aynı. Ben bir hekim olarak çok büyük zevk aldım. İlk hekim olarak göreve başladığımda aynı Bulgakov gibi öyküsünü aldığım hastanın yanından aniden bir bahaneyle kaçıp üst kattta teşhisleri okurdum. Sonra bu teşhislere göre muayene edip tekrar üst kata :) En son teşhis koyarsam (ki doğrumu emin değilim tabii:) 3. kez reçeteden emin olmak için yine üst kata... Güzel günlerdi... Bulgakov müthiş öyküleriyle bana yorgun ama çok mutlu olduğum o günleri hatırlattı. Enerjisi, çalışkanlığı ve yaşadığı trajik olaylara eğlenceli bakışıyla bu kitap sadece hekimlere değil, mesleğe ve hayata yeni başlayan tüm yeni mezunlara çok iyi gelecek...