Hayatın bir ceset gibi hissiz ve hatırasız yaşandığını hissetmek, beraberinde manasını yitirmeyen bir şeylerin varlığını da hissettiyor. Yılbeyıl sezinç halinde şiirin gerçekle olan irtibatını duyuş ve hafıza üzerinden kurdum. Çünkü ancak duyulan ve hatırlanan bir şey gerçek olabilir. Ama bağdaşım kuramadığım şey bu değil. Ben, huy fıtrat tabiat bende dirgenmiş ne varsa yeni baştan yaratmak, tamamen değiştirmek istiyorum. Böylece yazgının amansız oluşuna daha amansız olduğunu varsaydığım bir karşılık veriyorum. Duygunun, hafızanın ve yazgının gerçeği halkeden esaslar olduğunu, gerçeğe bir eksik iki tamam yaklaşamayacağımı idrak edemiyorum. Yani tam manasıyla inanmıyorum. Oysa inanmak en gerçek olandır. En hissedilen, en hıfzedilen, en derin’yazı.