Her gün birlikte olma gereksinimi duymaksızın, insan yeni dostlar edinir. Papaz okulunda olduğu gibi insan, her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamamızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
"Ölürken, son sevgiyi, bütün bir ömürlük sevgiyi bir ana, bir geceye sığdırmışlardı. Kanları birbirlerinin damarlarında akıyordu. Korkunç bir ateş, çıplak bedenlerini birleştirmişti, ölümün eşiğinde olmasalar böylesine bir olamazlar, bir sevda yangınında böylesine birleşemezlerdi."
Hemen bitir bitirmez yazmak istedim. Tadı damağımda kaldı...
Çok güzel bir kitaptı inanın gerçekten. Yaşar Kemal'e öyle güzel bir başlangıç oldu ki benim için. O güzel üslubu, şiirselliği, buram buram anadolu kokuşu...
Ben Ağrı Dağı'nı hiç görmedim ama şu an gözümde öyle bir canlanıyor ki. Bir çocuğun görmediği cansız varlıkları canlı bir şeymiş gibi hayalinde canlandırması gibi. Umarım bir gün Ağrı Dağı'nı görürüm, küp gölünün kıyısına oturur bu kitaptan sevdiğim sayfaları yeniden okurum. Yaşar Kemal ne kadar özgün ve ne kadar bizden bir yazarmış meğer...
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma