Annemiz bize, " Canlarım, Aşklarım. Mutluluğum. Tapılacak bebeklerim" derdi.
Bu sözcükleri hatırlayınca gözlerimiz doluyor.
Bu sözcükleri unutmalıyız, çünkü artık kimse bize böyle şeyler söylemiyor, bu sözcüklerin anısı da tasinamayacak kadar ağır.
Böylece alıştırmaya başka bir yönden başlıyoruz.
Şöyle diyoruz : "Canlarım. Aşklarım. Sizi seviyorum.. Sizi hiç terk etmeyeceğim. Yalnızca sizi seveceğim..Her zaman.. Sizler benim için hayatınız..."
Tekrarlamaktan sözcükler anlamını yitiriyor, içerdikleri acı da dinmeye başlıyor.
Dilencilik alıştırması
Eve dönerken, bisküvileri, çikolatayı, elmaları ve parayı yolun kenarındaki uzun çalılıkların arasına atıyoruz.
Saçlarımızdaki okşayışı atmak mümkün değil.
Bir adam : "Sen kapa çeneni. Kadınlar savaşta bir şey görmediler."
Kadın: " Görmediler mi? Salak! Bütün yük, keder bizde: Çocukların beslenmesi, yaralıların bakımı. Savaş bitince siz hepiniz kahraman oluyorsunuz. Ölünce kahraman, gazi olunca kahraman, malûl olunca kahraman. Bu yüzden savaşı siz erkekler yarattınız. Sizin savaşınız bu. Siz istediniz, dövüşün öyleyse, kıçımın kahramanları!"