Maalesef yazarın beni hayal kırıklığına uğrattığı tek kitabıydı diyebilirim. Gerilim kesinlikle vardı olay çok güzeldi sonu ters köşe denebilecek bir kitaptı ama çok fazla çelişki vardı. Bu tarz kitaplarda ters köşe yapabilmek için bazı şeylerin üstü kapalı anlatılır buna katılıyorum ama yazarın yaptığı şey hiç bir ipucu vermeden pat diye bakın katil bu demek gibi bir şeydi. Çelişkide şurada (SPOİLER!!) Tricia bölümlerinde birinci şahış bakış açısı anlatırken başta burada mahsur kaldığına içten içe dert yanarken ve bunu okuyucunun gözüne gözüne batırırken son bölümde zaten karın en yoğun olacağı günü seçmiştim ki delilleri bulacak vaktim olsun gibi bi cümle geçti. Şöyle olsaydı en azından Tricia bölümleri üçüncü şahıs bakış açısı ile yazılsa kesinlikle mükemmel olabilecek bir kitaptı. İyi ki yazarla tanışmam bu kitap ile olmadı çünkü diğer kitaplarını okuma istemeyebilirdim.( Kitabın teşekkür bölümündeki Dehşet-ül Vahşet Kadın Yazarlar Grubu isminden etkilenerek okulumuzdaki okuma grubumuzun ismini buna uyarlama fikri -Çık Aklımdan-)
Arkadaşım olmak istiyordu. Daha doğrusu dedikodu yaptığımız, kafelerde öğle yemekleri yediğimiz ve birbirimizden hoşlanıyormuş gibi yaptığımız sahte bir arkadaşlık kurmamızı istiyordu.