Secencele.

Secencele.
@Secencele
İnsanın damarlarında sağlam cümleler dolaşmalıdır. — Nuri Pakdil x.com/safirkristal medium.com/@Secencele
Şairler Intellectin Pençesinde
''Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca Türk şiiri sağlam sanılan düşünce zeminleri karşısında adım adım geriledi. Şiirle birlikte, şiir içinde, şiir dolayısıyla düşünmeyi ''sağlam'' bulmaz oldu aydınlarımız. Çünkü sağlamlıkların denendiği başka alanlar çıktı önlerine. Bu yüzden de şiirin sağlam olup olmaması önemini kaybetti. Buna karşılık periphetique bilgilendirme büyük bir önem kazandı. Böylesi bir ortamdan züppeler ve yobazlar yararlandılar. Şairden ''edinilmeye değer'' bir şey beklenmedi. O, yapabilirse bazı hazır ''sağlam düşünceleri'' parlatarak sunma hüneri gösterebilir, belli kaynaklardan gelen bilgileri ''teganni'' edebilirdi. Böyle bir görev şairlerin anlaşılmaz bir coşkusuyla benimsediklerine hep birlikte tanık olduk. Bilinçli bir tasarımın uzantısı olan şiirler yazılmaya çalışıldı ve sonuç şairlerin kendilerini intellectin pençesine bırakmalarına, şairliklerini gönüllüce iğdiş etmelerine vardı.''
Sayfa 143 - TİYO Yayıncılık·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şairler Intellectin Pençesinde
''Bugünün Türkiye'sinde şiirle insanlık durumunun, şiirle toplumsal konumun bir hayatî bağlantı içinde olduğu yargısı abartmalı görülebilir. Hastalık burada zaten. Şair olarak, okuyucu olarak şiiri sürükleyenler Türkiye'ye özgü bu gerçeğe sahip çıkmaktan çoktandır çekinir olmuşlar.''
Sayfa 143 - TİYO Yayıncılık·Kitabı okuyor
Düşünce
Şairler Intellectin Pençesinde
''Günümüz Türkiye'sinde yayın alanını kaplayan şiirler önceden hazırlanmış ve defalarca uygulanmış formüller içinde kalan, tanımlanabilir ufuklar içinde kaleme alınan ve en önemlisi bir başka yazılı metni ''tercüme edilebilir'' cinsten şiirlerdir. Oysa ülkemiz Batılılaşma sürecine girdiğinden beri şiir hayatımızdaki yerini edebiyat ve toplum meseleleri karşısında açıcı (Arapçası fâtih) olmakla kazanmıştı. Bugün yine bizim için önemini koruyacaksa, bize yeni bir bilinç alanını açmakla bunu başarabilecektir.''
Sayfa 143 - TİYO Yayıncılık·Kitabı okuyor
Düşünce
Demokrat-O-Federal Şiircilik Ltd.
''Edebiyat ortamında bütün zaaflarıyla (ve sadece zaaflarıyla) yürürlükte olan bir demokrasi uygulaması var. Seçilmek isteyen seçilecek olanı râm olmayı peşinen kabul etmiş sanki. Lobiler, pazarlıklar, gizli ve açık uzlaşmalar var. Oylar önemli ve fakat oylardan daha önemli olan asalaklaşmış bu şiir ortamında herkesin kendini ''sırça köşkte'' oturuyor bilmesi. Bu yüzden zıtlaşmalar hiçbir zaman demokratik ve uygar ölçülerin dışına taşmıyor. Zaten zıtlaşmaya konuluk edebilecek ağırlıkta ne var ki? Sırça köşkte oturan delikanlılar, sırça köşkte oturan yaşları temenna çakıyor, yaşlılar da onların sırtını sıvazlıyor. O paha biçilmez yapıtları da gümrük duvarları koruyor. Bitti mi? Hayır. Demokrasinin gereği olarak ''marketing'' alanında hummalı bir faaliyet var. İçerde gümrük dolayısıyla maliyetinin üstüne bir pazarlama imkanı sağlanan mallara dışarıda vergi iadesi. Genel yapısı bakımından kurumlaşmış bir sanat ortamında görülebilecek bütün çürümeler ve yozluk Türk şiirinin de özünü kemiriyor bugün. Ancak, anlaşılmaz olan, özellikle gençler gözönüne alındığını anlaşılmaz olan şudur: Kurumlaşmanın, genel-geçer yargıları ödün verilerek ayakta durmaya çabalayan bir edebiyat ve şiir yapısının karşısında önce öncü, yani henüz genel bilinç düzeyinde yankısını bulamayacak kadar esas meseleye yaklaşmış bir şiirsel ses beklenir. Bu ses genel kabulleri göz önüne aldığı için değil, gerçekliği yaklaşmak kaygısını birinci meselesi ettiği için vardır. Bu yüzden de ''albeni'' değildir, o şeyden nasibini almak isteyen o şiirin doğmasını gerektiren acıya da hoşnutluğa da dalmak gözüpekliğini göstermiş olanlardır. Genç olmak, genç olmayı hak etmekle mümkündür ve gençlik ikbal merdivenin bir basamağı değildir, hiç de olmamıştır.''
Sayfa 141 - TİYO Yayıncılık·Kitabı okuyor
Düşünce
Güzel duygular felsefeye ait değildir. | M. Heidegger