Gün dönerdi, benzi solardı kahkahamın. Kapardım kapımı gevşeyen bir yanımla ve her gece yatağımda bir engerek bulmanın sürüngen iğrentisiyle dolardım. Sesin öylece kusmuk gibi kalırdı ağzımda.
Sen o baygın sevgilerin adamı değilsin, sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde. Bin demir kapıda hesaplaşmaktan omzun çürümelidir. Bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin. Yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir.