Kitap o kadar sade, o kadar süssüz bir anlatımla yazılmış ki okuyucuyu hiç yormuyor. Konusu ise aslında belli bir yaştan sonra önemli olanın aşk, tutku, evlilik değil de çok başka bir yoldaşlık, arkadaşlık olması üzerine. İki yaşlı, yalnız insan… Özellikle diyor Addie akşam olduktan sonra zaman bir türlü geçmiyor. Düşünsenize gününüzü bir şekilde doldurursunuz ama akşam olduğunda, herkes evine çekildiğinde yanında hiçkimsenin kalmayışı… Her neyse, bu şekilde bir yalnızlığı paylaşmak adına kendilerince cesur bir hareketle akşamları bir arada geçirmeye başlayan bu yaşlı iki insanın hikayesinin sonu da aslında hikayenin kendisi gibi çok vurucu değil ama kitap bence vurucu. Sanırım ben yaşlı ruhların hikayelerinden çok etkileniyorum, bu yüzden de olabilir. Çok basit bir konu gibi görünse de beni hüzünlendiren, içimde yer eden bir kitaptı. Keyifli okumalar dilerim.