Kitapta her ne kadar baba-çocuk ilişkisine dair büyük beklentiler oluşsa da ben o duyguyu tam anlamıyla alamadım. Bir çırpıda okuyup bitirilebilir bir sade anlatımı olmakla birlikte zaman zaman karakterlerin hayatlarındaki ondan ona geçişler okuyucunun tam olaya girmişken kopmasına neden olabiliyor. Her ne kadar “Baba İzi” ni okusak da kitapta anne, kardeş, mültecilik, göç, yoksulluk, kimsesizlik, aile kavramlarının dönemin siyasi atmosferinde kurgulandığı söylenebilir. Sonuç olarak dönem politikaları ve aile ilişkilerine dair tavsiye edilebilir.