(Spoiler içerir ama bence yine de okuyabilirsiniz çünkü bu kitabı okuyarak zamanınıza yazık etmenize gerek yok)
Adını ilk duyduğum zamandan beri ön yargılı olduğum o kitaba bir şans vermeye karar vermiştim. Daha doğrusu bir şans vermekten çok abartıldığı kadar iyi mi, gömüldüğü kadar kötü mü yoksa bu ikisinin arasında mı görmek istemiştim. Aynı zamanda okurları öyle editler yapıyorlardı ki gerçekten de ağır ve etkileyici bir kitap olduğunu düşünmüştüm.
Bu yüzden kitabı okudum ama sonuna kadar dayanamadım, hatta bazı yerleri atladım. Okunacak gibi değildi cidden, en azından benim için.
Şimdi okuduğum yerlerde beni rahatsız eden şeylerden ve kitabın büyük kısmını oluşturan mantık hatalarından bahsedeyim.
Giriş bölümünde Eftalya ilk defa birini öldürüyor. Nefesini tutuyor, elleri buz kesiyor, sonra titriyor, midesi bulanıyor falan... Ama nasıl oluyorsa iki dakika içinde toparlanarak ödül almaya gidiyor??? İki dakikadan bile az hatta. İlk cinayetini işlemiş birinin bu kadar kolay toparlanıp bir de sahneye ödül almaya çıkması bana haliyle garip geldi.
Adam bir hakim ve Eftalya da adamı Krallık yanlısı olan ve önde gelen avukatların, savcıların, hakimlerin olduğu çok önemli bir davette öldürüyor ama nasıl oluyorsa yakalanmıyor.
Kamera kayıtları nerede?
O sırada o tarafta başka kimse yok muydu?
Hadi yoktu diyelim, kimse onu tuvaletlere giderken veya çıkarken görmedi mi?
Hadi kimse de görmedi diyelim, oraya giderken GÜVENLİKLERİN YANINDAN GEÇTİ. Bu adamlar hiçbir şey hatırlamıyor mu?
Koruması Sinan da adamları o sırada bayıltıyor ama onu da nasıl kimse görmüyor anlayamadım :D.
Birinci bölümde BL yanlısı (elbette Krallık karşıtı) insanların kendilerini savunmak için ellerine para geçtiğinde ekmek falan almak yerine silah temin ettiklerini söylüyor. Hemen sonraki sayfada o