"Evet,siz Fransız işçilerinin düşünce tarzı bu,bir köşede bencilce ve aylakça tek başınıza yemek için büyük bir servete konmayı arzularsınız.İstediğiniz kadar zenginlere veryansın edin,talihin size bahşettiği parayı yoksullara geri verecek cesaret yok sizde...Kendinize ait bir parça geliriniz olduğu ve burjuvalara sırf onların yerini alamadığınız için öfkelendiğiniz sürece asla mutlu olamayacaksınız."
"Bu dünyadaki mutluluğun servetin paylaşılmasına bağlı olduğunu hangi budala ileri sürüyordu? Bu boş hayaller peşindeki devrimciler bu düzeni yıkıp bir başkasını kurabilirlerdi,ama herkese payını vererek insanlığa ne mutluluk katabilir,ne de acısını hafifletebilirlerdi.Hatta yeryüzündeki bahtsızlığı daha da arttıracaklardı; içgüdülerini rahatça tatmin etmelerine engel olunup,doyurulmamış tutkuların acısıyla baş başa bırakıldıklarında,köpeklere varıncaya kadar bütün canlılar inim inim inleyecekti.Hayır,en iyisi hiç var olmamak,ya da olunacaksa bu dünyada bir ağaç,bir taş,hatta üzerine basılsa da ezilip zedelenmeyecek bir kum tanesi olarak yer almaktı."
"Vaat edilen altın çağa bir an önce ulaşma sabırsızlığı,bir mezar gibi kapalı duran o sefalet ufkunun ötesindeki mutluluktan pay alma isteğiydi bu.Adaletsizlik giderek büyüyordu,ekmeklerini ellerinden almaya kalktıklarına göre hakları için mücadele edeceklerdi."