"Savaşlar çoğu zaman cephede değil, masada kurulan ittifaklarda kazanılır. 1939 Avrupa'sı da silahların gölgesinden önce diplomasinin başarısızlığını yaşamıştır."
İlk üç cildi büyük bir ilgiyle okumuştum ama dördüncü cilt bende ayrı bir etki bıraktı. Özellikle diplomatik hamlelerin perde arkasını anlatış biçimi, olaylara sadece "ne oldu?" diye değil, "neden oldu?" diye bakmayı öğretiyor. Bazı bölümlerde dönemin devlet adamlarının kararlarını okurken, bugünkü uluslararası krizlerin kökenini daha iyi anlamanızı sağlayacak.
Bu cilde geldiğinizde artık tarihi sadece okumuyor, devletlerin nasıl düşündüğünü de anlamaya başlıyorsunuz. Her sayfa, büyük güçlerin attığı adımların ardındaki siyasi hesapları ve diplomasinin görünmeyen yüzünü gözler önüne seriyor. Olayları ezberletmek yerine sorgulatması, kitabın en güçlü yanı. Kolay okunan bir eser değil; ancak emek verdikçe karşılığını fazlasıyla veriyor. Uluslararası ilişkilerle ilgilenen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken, yıllar sonra bile dönüp tekrar açılacak nitelikte bir klasik. Serinin en etkileyici ciltlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
İlk cildin bıraktığı yerden devam eden ikinci cilt, uluslararası siyasetin giderek karmaşıklaşan yapısını ve büyük güçler arasındaki rekabeti oldukça kapsamlı biçimde ele alıyor. Sadece tarihî olayları aktarmakla kalmıyor; devletlerin dış politika tercihlerini ve diplomatik hamlelerinin arka planını da başarılı şekilde açıklıyor. Anlatımı yine akademik ve dikkat isteyen bir üsluba sahip olsa da konuya ilgi duyanlar için son derece doyurucu. Özellikle uluslararası ilişkiler öğrencileri ve tarih meraklıları için temel başvuru eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Sabırla okunduğunda olaylara çok daha geniş bir perspektiften bakmayı sağlıyor.