“Ben belki de her gece aynı yerde oturuyorum.Düşünmemek için.Konuştukları sözler kulaklarıma değin geliyor.Duymuyorum.Gözlerim hep onlarda.Gözleri yaşlıyken bir daha göremeyecekti beni.Oysa ki hep karşımda.Hep o.Tahta evimizin ardından bir tepe yükselirdi.İnce bacaklarım oraya tırmanır.Kasabaya bakardım.Sessiz.Soğuk.Tahta evler hep.Suyu kurumuş bir dere yatağı.Derin.Aşınmış.Halkın kirli,siyah yüzleri.Kasabaya giren yolun hemen başında bir mezarlık.Yıkık.Baharda karın altından çiçekler fışkırır.Güneş çıkınca tüm topraktan buharlar yükselir gökyüzüne.Zaman hiç geçmiyor.Hep aynı ince bacaklar.Kafamı yorganın altından çıkaramıyorum.Çıkarırsam düşlerim yok oluyorlar.”