Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
psikolojik danışman
Lisans
Gaziantep
21 Ekim 2002
243 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Mücadele ve çatışma olmasaydı yaşam veya insanlık da olmazdı. Çatışma, bilincimizde pay sahibidir. Çatışmayı inkâr edersek, yaşamsal ve toplumsal tecrübemizin en gündelik veçhelerini bile görmezden geliriz. Çatışmadan kaçınmaya çalışarak, statükoyu koruruz
Yordam kitap·Kitabı okudu
1K
Reklam
İlerici eğitimcinin mutlaka sahip olması gereken bir başka temel nitelik daha vardır: Sabır ve sabırsızlık arasındaki gerilimi yaşarken bilgelik göstermelidir. İhtiyaç duyulan şey ne tek başına sabır ne de sabırsızlıktır. Tek başına sabır, eğitimciyi demokratik hayalini inkâr eden bir tevekküle ve serbestliğe sevk edebilir. Sabırsızlığın eşlik etmediği bir sabır, hareketsizliğe, eylemsizliğe neden olabilir. Diğer yandan, sabırsızlık da tek başına eğitimciyi kör bir aktivizme, kıymeti kendinden menkul eyleme, taktik ile strateji arasındaki zorunlu ilişkiyi kale almayan bir pratiğe götürebilir. Yalıtık bir sabır, eğitimcinin pratiğinin merkezinde yer alan hedefleri yumuşatıp etkisizleştirerek bu hedeflere ulaşılmasını engelleme eğilimindedir. Yatıştırılmamış sabırsızlıksa, pratiğinin başarısını, insanın kendini tarihin sahibi sandığı bir kibrin içinde yitip gitmekle tehdit eder. Sabır tek başına salt bir gevezelik içinde kendini tüketir; tek başına sabırsızlık ise sorumsuz bir aktivizmde...
Yordam kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Hiç kimse başka bir şeyden vazgeçmeden, bir şeyi başka bir şeyle, bir noktayı başka bir noktayla, bir kişiyi başka bir kişiyle tartmadan bir şeye karar veremez. Bu yüzden belirli bir kararı izleyen her seçim titiz bir değerlendirmeyi ve muhtemel taraflardan, kişilerden ya da konumlardan birini tercih etmeyi gerektirir. Nihayetinde seçim yapmamıza yardımcı olan şey, tüm sonuçlarıyla birlikte yaptığımız değerlendirmedir. Karar vermek bir kopuştur ve her zaman kolay bir deneyim değildir. Fakat ne kadar zor olursa olsun bir şeylerden kopmadan var olmak imkânsızdır
Sayfa 107 - Yordam kitap·Kitabı okudu
1K
Başlangıç düzeyinde hoşgörü neredeyse bir lütufmuş, hoşgörü göstermek bir kişinin karşıtının pek de arzu edilmeyen varlığını kibarca, düşünceli bir şekilde kabul etmesiymiş, tiksindirici görülebilecek bir bir arada yaşama imkan vermenin medeni bir yoluymuş gibi gözükür. Ancak bu hoşgörü değil iki yüzlülüktür. İkiyüzlülük bir kusur, bir alçalmadır; hoşgörü ise bir erdem. Bu yüzden hoşgörüyü yaşıyorsam, onu kabul etmem gerekir. Onu öncelikle, kulağa inandırıcı gelmese de, tarihsel varlığımla, sonra demokratik siyasi tercihimle beni tutarlı kılan bir şey olarak tecrübe etmem gerekir. Hoşgörülü olmayı, farklı olanla bir arada yaşamayı temel bir ilke olarak tecrübe etmeden bir insanın nasıl demokrat olabileceğini anlayamıyorum
Sayfa 106 - Yordam kitap·Kitabı okudu
1K
"Bütün tarihini sırtına vurup Denizi üç günde geçen serçenin Bir seher vaktinde soluk soluğa Tünediği dalda şenlik gibisin" Ülkü Tamer
1K
Reklam