sedii

Çevrenize dikkatle bakarsanız, etrafınızın, hayatını “Hadi bir daha yapsana!” demekle geçirmiş, bir süre sonra istekleri yerine getiril(e)meyince de bu oyundan vazgeçmiş zavallılarla dolu olduğunu görürsünüz; gençlik yıllarına mahsus şaşkınlıkların peşinden koşup kendilerini şaşkına çeviren numaraların hakikatini öğrenmek yerine, bu numaraların sürmesini istemiş zavallılarla. … Sorun, şaşkına dönmekten/döndürülmekten değil, bu şaşkınlığın hazzı ile yetinmekten; her daim başkalarının kendisine numara yapmasını beklemekten kaynaklanır.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sormak şüphelenmek demek. Şüphelenmek yolda olmak, menzile erişmek için menzile giden mesafeyi yarıp kazmak demek.
Suâl sahibi olmadıkça, sormadıkça, soru üzerinden düşünmedikçe nasıl cevap sahibi olunur? Nasıl olur da sorusuz cevapların mevcudiyetinden dem vurulabilir? Oysa cevap soru için soru içinde duran bir imkân. Cevabı mümkün kılan imkân her halde soru; herhalde değil, her halde, yani her hâl u kârda soru.
Sormakta olmak yolda olmak demek çünkü.
Yalanın Katmanları
6/10
·304 syf.··
2025 173. kitabı
*spoiler içerebilir* Kitap reklamı yapıldığı kadar var mı? Bu kadar merakla ilerlediğim bir kitap son zamanlarda okumamıştım. O açıdan evet, reklamı yapıldığı kadar olmalı. Juniper karakterinin tüm iç konuşmalarına dahil olmak aslında hepimizin zaman zaman yaşadığı karmaşık ruh hallerini çözümlememiz açısından bize ayna olurken, olayın bütününe baktığımızda bu iç konuşmaların onu sadece kendi vicdanını rahatlatmak adına ilerlemeye zorladığını, her adımda daha büyük hamlelerle kendini fiziksel dünyada daha zora soktuğunu görmekteyiz. Ana karakter günümüzde artık normal olarak tanımlanabilecek bir karakter. Ailevi problemleri olan, meslek seçiminde hayallerinin peşinden gitmenin hüznünü yaşayan ama hala bunu etrafına bir gün kanıtlarım hırsıyla cebelleşen, ciddi tarihsel olay ve problemleri dışarıdan gördüğü şekilde tanımlamaktan çekinmeyen Amerikalı bir Beyaz Kız. Kitabın içerisindeki ırkçılık, ters ırkçılık, kültürel gasp konuları ve bu konuların sosyal medyadaki yaygınlığı ya da ufak bir pürüzde sosyal medyadaki o patlama durumu o kadar iyi işlenmiş ki, günümüzdeki bu karmaşıklığı da pratik olarak anlamamıza yardımcı olabilecek konumda diyebiliriz. Bu anlamda Sarı Yüz, kimliğin, yalanın ve kültürel sömürünün iç içe geçtiği çarpıcı bir roman. Kimlik krizlerini ve bireyin kendi vicdanıyla savaşına şahit olmak isteyenlere bu kitabı kesinlikle öneriyorum. **Kitabı okuyup sonunu konuşmak isteyenler kesinlikle olacaktır, o yüzden mutlaka bir arkadaşınıza da önerin! :)
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma