“ Profesör neredeyse tam bir saat özne ‘ben’in iş, neslin idamesi, hastalıklar ve ölüm nedeniyle toplumsal anlamda elinin kolunun bağlandığını ve tam olarak ne olduğunun açığa kavuşturulduğu üzerine konuşmuştu. Aniden bana doğru eğilip şöyle bir şey söylemiştin: Olgular ve ilişkilere bağlı bu sıkboğazdan kaçışın, dünyanın bulanıklaşmasına seyirci kalmanın mümkün olduğunu unutuyor. “
…
“O zamanki itirazın beni gerçekten etkilemişti” dedim. “ Bu konuda seminer veya ders verebilirsin. Dersin adı şöyle olabilir:
Dünyanın kendini bulanıklaştırmasından kaçış. ”
Söz aynaysa, yansıtır yalnızca - hiçbir zaman kendisi değildir. İnsanlar bu aynaların düz mü eğri mi olduğuyla ilgilidirler; benimse aynaları kırmak, en büyük zevkim.