Ruhta ve bedende rahatlık olmadıkça, yatağın rahat olmuş neye yarar ? Vücudumuzda bir iğne, ruhumuza bir dert girdi mi, dünyalar bizim olsa da huzurumuz kaçar. Kum sancıları bir başladı mı, insan ne kadar devletli, haşmetli de olsa, tacını, tahtını, saraylarını unutmaz mı ?
Kısacası, çeşitli yollarla kadınları aldatıp azdırıyoruz. Düşlerini coşturuyor, dürtüklüyoruz, sonra da kadınlıklarına lanet okuyoruz. Doğrusunu söyleyelim ki biz erkekler, hemen hepimiz kendi günahlarımızdan çok, karılarımızın günahlarından gelecek ayıptan korkarız. Bir erkek, kendi vicdanından çok karısının vicdanının üstüne titrer. Ne özveri değil mi, tek karısı ondan daha namuslu kalsın da hırsız olmaya, yemin bozmaya, karısının adam öldürmesine; aforoz edilmesine razıdır herkes...