Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Kitabın girişinde Peyami Safa'nın örgün bir eğitim almadığını okuyunca birikimine ve kudretine duyduğum saygı bir kez daha arttı. Sonra buna şaşırdığıma üzüldüm. Örgün eğitimin bize kattığı en temel şeyin tek tipleşmek, toplumu bir potada eritmekten başka bir şey olmadığını, fark yaratan herkesin, bu niteliklerini okul dışındaki kazanımlarına borçlu olduğunu hatırladım.