Sevinç

Ne mutlu ayazda ve karda sıcacık yorgan olabilene. Ne mutlu zorluklarda da yanı başında kalabilene. Ne mutlu sarıp sarmalayabilene.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mevsim hep baharken, sen her gün çiçekler görüyorken, üşümüyor, titremiyor, ıslanmıyorken, nefes alabilmek daha kolay. Bir fırtına gelsin bakalım neler olacak? Gök bir gürlesin ve hava birden soğusun kıyafetin incecikken... Böyle zamanlarda da elini tutabilecek mi? Üşüyeceğin için endişelenip üzülecek mi?
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir yuva inşa etmek...
Güzel kıyafetler giyiyor, mis kokular sürüyor, ipek saçlarını tarıyor ve her buluşmanızda oldukça bakımlı görünmeyi başarıyorken sevebildiğin gibi, uykudan uyandığında saçları dağılmış ya da çamaşır suyu ile lekelenmiş pijamasını giyip evde temizlik yapıyorken de sevebilecek misin?
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Alıntı
Zamanla daha iyi öğreniyosun, 'Hep aynı' lığın sükûnetini, Sakin hayatın huzurlu sesini, Bazı kusurları görmezden gelmeyi, Bazı kusurları dillendirmemeyi, Bazı kusurlarıyla çok sevmeyi, Onun eli kesilse, elinde aynı acıyı hissedebilmeyi, Endişeyi, korkuyu, özlemeyi, Zamanla daha iyi öğreniyorsun, Aynı yolda yürümenin güzelliklerini, Yorulduğunda nefesi olmayı, Düştüğünde kaldırmayı, yarasını sarmayı ve acıyan yerlerinden öpmeyi, ...
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Alıntı
..., birine ruhunu en şeffaf haliyle açmayı kolayca yapamayabiliyorsun. Güvenmek gerekiyor. Tanımak ve ardından biraz daha tanımak... Öyle bir anda, ayakların yerden kesilircesine âşık olmak değil yani. Güzel olan da bu ya! Sabırla, tek tek diziyorsun taşları.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Alıntı