Sefa Köse

Sefa Köse

, bir kitap okudu
Puan vermedi·95 syf.·
97 günde okudu
·
2023 3. kitabı
İsmet Özel
8.8/10 · 1.299 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayal
Hayal. Sana durulanmış gizlerle sığınıyorum Çömez içgörüme emanet ettiğim sezgilerimle Bir insanı sevmeye başladığım yer Bir lakırdı kabalığında büyüyen vehamet Dişlerini gezdirdiğin ruhum çökmeye yakın Çökmek diyorum yani Diz Çökmek İşte benim manifestom Ayaları çarpık bir inancın ikiyüzlülüğüdür dilime tebelleş olan Gücümü görmek niyetiyle pazularımı yalıyorum Artık haylamaz beni bilgeliğin ibrişim kemendi Ve tercih ediyorum bu aklın kırbacını İttirsin beni badanası gelmiş bir duvar köşesine Ve burnumu sokayım oraya da Duvar bile yadırgasın ona sokuluşumu Karnı şişsin tenine değen nefesimden Ve dost olmaya mecbur olalım onunla Köleler! Diyeyim köşeden uzakta kim varsa Delilik azmimle sevişirken bu uzama yakışan en şirret zamanda Yalnız susuyorum Ve bir değirmen taşının eksenine bırakıyorum zihnimi Fakat dalan gözlerimdir yalnız Zihnim altında ezilene acır İşte haklı bir inançla diyorum ki Bazısı ezilmeye bile muhtaç Hayal. Ah oyma ceviz bir rahlede okuduğum Utancından yaşmakla dolaşan hayal Aklımın kenarına paslı bir menteşe ile tutturduğum hayal Kafası kırışık bu şehrin neresine yakışırsın
Şiir
Kendimle Vals
Bir samimiyet doluyor dişlerimin oyuklarına Dostane kahvelerin telveleri ile kurcalıyorum dilimi Dilim en kesif sözcüklerin mezarı Bir gürz deler kafatasımı yekpare Bölünmez feryadı şıngırdayan toprağın Güneşin doğarkenki pervasızlığıdır                           dişlerimi gıcırdatan O yüz, o eller, o beyaz ten, hayır o candır Gün yükselirken tepemde bakır teniyle          ayak ucuma toplanır gerçeğim            paslanmış dişlileri zihnimin Bir ölünün soluğunu soludum dün Kasımpatı yalnızlığı, ikindi güneşi Kış şampanyası Yatsı öğünü gibiydi Ama zamanlar peşimsıra çoğalır ardarda Onlar bir, onlar gür, onlar hür, hayır onlar kumpanya Dokunsun tenime kaba sözcükler Boğum boğum biriksin böğürlerimde zaman En tuzlu anıma feda ediyorum gülüşümü Anı Arkamda kalanlardan Bir şemsiye uzatıyorum etrafıma dizdiğim sulu yaşamaklara Kargaşaya kurban ediyorum gündebirini Ve kırbaçlıyorum gündevinimini Ah nalçaları rüzgardan, gemi arşa uzanan zaman Seyirt ölümüme ve gözleri dökülsün
Şiir
Zamanla Aldatmak
Pörsümüş bir ruhun cırtlak çığırtkanlığıdır bu Kara basan ayakların vicdansızlığı Gözlüklü bir tılsımdır kulaklarıma yansıyan depreniş Irgalamaz olunca gün deliliğimi Bodur bir şapkaya selam çakıyorum alnımın ortasından Oryantal huylarım var benim Meşrebi zıpkın hippiliğinde Çenesi derme çatma Şimendifer iniltisini anımsatır bir yanılgı Evin giriş kapısının çerçevesini tutan bir takoz düşüncesinde beynim Tan atmasın artık metal günlere İşte ben de işlemelere üretilmiş bir sunak zannederdim Bir fikrin aritmetik büyüyüşüdür gözüme takılan Paspal bir pantolon giydirdiğim fikir İçinde sıktığı yumruğunu sakladığını bildiğim mat siyah kukuleta Genç yatıp yaşlı kalkanlar Vakit bende çileyi geçince Bezmime siz gelseniz ne olur Karınca birimi bir cetvelle ölçtüm beynimin boyunu Pek çok karınca etti İşte bir ışık yanışına teslim ettiğim kaderim Gudubet, sırnaşık, yapışkan beynim Bir postere konu edebilseydim seni Çizmesi arşa uzanan bir ağa salıntısıyla gezen Etine doyduğum beynim Haklısın Bir sana nazım geçmedi Herkesi yendim Bir sana mağlubum bütün geçliğimle Hatırı sayılır bir bıyık titremesi ile ürktüğüm beynim
Şiir