Giriş Yap
725 syf.
·
Puan vermedi
Kim bilir yazarın hangi yaşanmışlıklarının, hangi gerçekleştiremediği hayallerinin, zihninden geçen hangi acı fikirlerin ürünü, şiir dünyasına ve hayal alemine rengarenk hava kattığı bu muhteşem eseri.. Ah bu şiirler hem de böyle bir zamanda...
Büyük Saat
8.7/10 · 5,6bin okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
128 syf.
·
9 saatte okudu
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Bu eser Türkçe'ye ilk defa orijinal dilinden çevrilmesi büyük önem taşımaktadır. Fakat yazarın yaşadıklarını anlatırken olay örgüsünü açık bir şekilde aktaramaması, uzun yılların çok kısa anlatımlarla geçiştirilmesi, kişi ve yer tespitinin zor olması (her ne kadar eser titiz bir çalışmayla çevrilmiş olsa da) gibi etkenlerden kitaptan tam olarak verim alabilmek için bahsi geçen şahıslar ve dönemle ilgili bilgi sahibi olmanız gerekebilir. Tabi bu sizin beklentinize de bağlı bir durum. Kitap içerisinde doğal olarak tam bir kaynağa dayanmadığı için gerçekliği kesin olmayan halk hikayelerine yer verilmesi dönemin insanlarının nasıl bir kafa yapısına sahip olduğunu aktarmakta, bizzat yazarın yaşadığı olaylar ise dönemin yaşam koşullarını gözler önüne sermektedir. Kitap okuma keyfi açısından beni tatmin etse de beklentimi karşılamadı. Bunun sebebi ise bana göre eserin devlet isteği üzerine diğer tüccarları bilgilendirmek için yazılmış olması. Ayriyeten eserde genel olarak yaşanan olaylardan ziyade şehirler anlatılmakta fakat bu şehirlerden çok kısa şekilde bahsedilirken aynı zamanda yazarın gidişatı ve hangi zamanlarda o şehirlerde bulunduğunun aşırı muğallak olması da beni hayal kırıklığına uğratan nedenlerden birisiydi.
Doğu’ya Yolculuk
7.0/10 · 5 okunma
Ağlama eyleminin temelinde sevgi, merhamet, ve hayal vardır. Bu sebeple de katı kalpli ve hayal gücü olmayan insanlar kolay kolay ağlamazlar." - Arthur Schopenhauer
328 syf.
·
4 günde okudu
·
Beğendi
·
7/10 puan
Kitabı beğendim ama tam beğendim mi bilemiyorum. Bazı yerler sıkıcı geldi, beni tam içinde tutamadı. Neyse, sanırım güzeldi, sevdim bu kitabı. Tavsiye ederim. Gerilimliydi ve bu çok güzel! Kitabın konusu arkasında yazdığı gibidir: Laura Schrader ıssız bir dağ yolunda, kaza yapmış bir araçtan kurtarılır. Aracın bagajında kafatası parçalanmış bir çocuk cesedi bulunmaktadır. Dahası, kazanın gerçekleştiği bölgeye yakın bir köyün tüm sakinleri aniden ortadan kaybolmuştur. Birbiriyle bağlantılı bu olayları inceleyen psikolog Robert Winter ve emniyet güçleri büyük bir bilmeceyle karşı karşıya kalır çünkü yaşadığı travmayı atlatamayan Lauro Schrader'in köyde olanlarla ilgili ilk ifadesi hayal ürünü gibi görünmektedir. Laura başına gelenleri Robert Winter'e anlattıkça ve köyde arama başlatan polis kanıtlara ulaştıkça bu kâbustan uyanmak daha da imkânsızlaşır...
Travma
8.1/10 · 1.611 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Zenginlik yaygınlaştığında bir seçkinlik anlamı taşımayacaktır. Hiç şüphe yok ki kişisel eşyalar ve lüks mallar anlamında zenginliğin eşit olarak dağıtıldığı, iktidarın ise küçük bir ayrıcalıklı kastın elinde kaldığı bir toplum hayal etmek mümkündü. Ama pratikte böyle bir toplumun uzun süre istikrarını koruması olanaksızdı. Boş vakit ve güvenlik hakkından herkes aynı ölçüde faydalanırsa, normalde yoksulluktan aptallaşmış olan çoğu insan okur yazar olacak ve kendi başlarına düşünmeyi öğreneceklerdir; bunu başarırlarsa da ayrıcalıklı azınlığın hiçbir işlevinin olmadığını, onları kolayca tasfiye edebileceklerini eninde sonunda anlayacaklardır. Uzun vadede hiyerarşik bir toplum ancak yoksulluk ve cehalet sayesinde ayakta kalabilirdi.
Sayfa 199 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3. Basım, Ekim 2021.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.11