Pornografi korkusu mastürbasyona yönelik sürgit merakla yakından bağlantılıydı. Comstock gençken öyle ateşli mastürbasyon yaparmış ki, intihara sürükleneceğinden korkuyormuş. Kendi yaşadığı deneyimler sonraki düşüncelerini bir hayli etkilemiş görünüyor. Comstock Frauds Exposed [İfşa Edilen Sahtekarlıklar) adlı kitabında müstehcenliği kansere benzetiyordu: "Hayal gücüne yaslanır, zihni iğdiş eder, düşünceleri çarpıtır, ahmakça ve tiksinç işlere yol açar, ta ki kurban hayattan bıkana ve varlığına dayanamaz hale gelene kadar." Comstock sonra şu uyarıda bulunuyordu: "Her yeni nesil, kurtların arasında kuzu olarak dünyaya gönderilir. Her tarafta onlar için tuzaklar vardır... Kurban bir kez tuzağa düştü mü açgözlülükle yoluna devam eder." O zamanlar mastürbasyonun delilik, hastalık ve ölüme yol açtığına inanmayan çok az insan vardı. İyi niyetli aileler çocuklarını mastürbasyonun belirtilerini (utangaçlık, sivilce ve kalem emmek vb.) yoklama konusunda uyarıyorlardı. Konu üzerine çok sayıdaki "otoriteden" biri olan Sylvester Graham, öğütülmüş tahılla pekmez veya şeker karışımından oluşan, seks dürtüsünü yok edici perhizi savunuyordu. Nitekim daha sonra kendi markası olan Graham krakerinde de aynı muhtevayı kullanacaktı. John Harvey Kellogg da mastürbasyona karşı kendi mısır gevreğinin tanıtımını yapıyordu.
Her kitabın, gördüğün her cildin ruhu var. Onu yazanın ruhu, onu okuyan, onunla yaşayıp hayal kuranların ruhu. Bir kitap her el degiştirdiğinde biri bakışlarını sayfalarında her gezdirdiğinde kitabın ruhu büyür ve güçlenir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Annesi için Mihye, ergenlik döneminde bile sorun çıkarmadan 'kendine yeten bir kız'dı. Bu yüzden annesine onunla da ilgilenmesini rahatlıkla söyleyemiyordu. Sebepsiz yere kırgınlığını ortaya koyarsa kendine yetebilen bir kız bile olamadığı için annesini hayal kırıklığına uğratacağından korkuyordu.
Sonra Tanrı’nın mahkemesinde büyük bir sessizlik olmuş. Günahkarın ruhu, çırılçıplak çıkmış Tanrı’nın karşısına.
Tanrı, günahkarın yaşamının yazılı olduğu defteri açmış, “Yaşamının çok kötü olduğu kesin,” demiş. “İşlediğin günahlar: (Dahiyane, harika bir günah listesi sıraladı) bütün bunları yaptığına göre, seni kesinlikle Cehennem’e göndereceğim.”
“Cehennem’e gönderemezsin beni.”
“Niye gönderemezmişim Cehennem’e?”
“Çünkü hayatım boyunca orada yaşadım.”
Bunun üzerine Tanrı’nın mahkemesinde büyük bir sessizlik olmuş.
“Ne yapalım! Cehennem’e gönderemediğime göre seni Cennet’e göndereceğim.”
“Cennet’e gönderemezsin beni.”
“Niçin gönderemeyeyim Cennet’e?”
“Çünkü onu hiç hayal edemedim.”
Ve Tanrı’nın mahkemesinde büyük bir sessizlik olmuş.
Muhtemelen dişilerin çoğu hangi erkeklerin en iyi olduğunda hemfikir olacaklardır çünkü tüm dişilerin elindeki bilgi aynıdır. Dolayısıyla bu az sayıdaki şanslı erkek çiftleşmelerin çoğundan sorumlu olacaktır. Bunu yapmaya güçleri fazlasıyla yetecektir çünkü her dişiye vermeleri gereken tek şey bir miktar ucuz spermdir. Büyük olasılıkla deniz fillerinde ve cennetkuşlarında gerçekleşmiş olan budur. Dişiler, her erkeğin sahip olmayı arzu ettiği bencilce sömürme idealinin yalnızca birkaç erkeğin yanına kar kalmasına izin vermektedirler fakat yalnızca en iyi erkeklerin bu lükse sahip olduğundan da emin olmaktadırlar.
Kendi genleriyle birleştireceği iyi genleri seçmeye çalışan bir dişinin bakış açısından bakarsak, dişinin aradığı nedir? İstediği şeylerden biri, hayatta kalma yeteneğine dair kanıttır. Açıkça görülüyor ki kendisine kur yapan potansiyel her eş en azından yetişkin olana kadar hayatta kalma becerisini göstermiştir fakat bundan daha da fazla hayatta kalabileceğini kati bir şekilde göstermiş değildir. Dişi için yaşlı erkekleri seçmek oldukça iyi bir politika olabilir. Kusurları ne olursa olsun yaşlılar en azından hayatta kalabildiklerini ispatlamışlardır ve dişinin kendi genlerini uzun ömürlülük genleriyle birleştiriyor olması olasıdır. Ne var ki kendisine çok sayıda torun bahşetmeyeceklerse dişinin kendi çocuklarının uzun ömürlü olmalarını sağlamasının bir anlamı yoktur. Uzun ömürlülük cinsel güce dair bir kanıt değildir. Hatta uzun süredir hayatta olan bir erkek tam da üremek için risk almaması yüzünden hayatta kalmış olabilir. Yaşlı bir erkeği seçen bir dişi, iyi genlere dair bir başka kanıtı sergileyen genç bir erkeği seçen rakip bir dişiye kıyasla daha çok torun sahibi olmak zorunda değildir.
Peki diğer kanıtlar nedir? Pek çok olasılık vardır. Belki yiyecek