Telaşlanmış genç bir adam su kuyruğunda ilerlemek için yalvarıyor. Plastik bidonunu gösteriyor. Sarnıcın önündeki kuyrukta adama yer vermek için bir yer açılıyor. Kabını doldurur doldurmaz sokağın köşesine geçiyor ama o an bir el bombası isabet ediyor. Ondan geriye kalan tek şey kaldırımda özsuyu gibi görünen ama temizlenmesi kolay bir kan izi.
Yugoslav Edebiyatı profesörü olan Vojislav Maksimoviç,bir Müslüman’ın kesik başını futbol topu yapmıştı.Bu yüzden insanlar hakkında hiçbir beklentim kalmadı.Bu yüzden İsa’yı çarmıha germeyecek hiçbir milletin olduğunu sanmıyorum. Sadece dünyam değil,dilim de paramparça. Örneğin bir kütüphane artık kitaplarla dolu bir bina değil,kül olmuş bir harabe.