"Sevgiyle ilgili ikinci yaygın yanlış kavram, bağımlılığın sevgi olduğudur. Bu, psikoterapistlerin hemen her gün başa çıkmaları gereken bir yanlış kavramdır. Onun etkisi eşi ya da sevgilisi tarafından reddedildiğinde ya da terk edildiğinde derin bir depresyona giren ya da intihar girişiminde veya tehdidinde bulunan bireylerde en çarpıcı biçimde görülür. Böyle bir kişi der ki: "Ben yaşamak istemiyorum, kocam (karım, sevgilim) olmadan yaşayamam, ben onu çok seviyorum." Ben, çoğu kez olduğu gibi, "Yanılıyorsunuz; siz aslında kocanızı (karınızı, sevgilinizi) sevmiyorsunuz" diye karşılık verdiğimde karşımdaki kişi öfkeyle sorar: "Ne demek istiyorsunuz? Şimdi size onsuz yaşayamayacağımı söyledim ya!" Açıklamaya çalışırım: "Sizin tarif ettiğiniz şey sevgi değil, asalaklıktır. Yaşayabilmek için bir başkasına muhtaçsanız, siz o kişiye yapışmış bir asalaksınız demektir. Sizin ilişkinizde seçim ve özgürlük yoktur. O, sevgiden çok, bir ihtiyaç, bir gereklilik haline gelmiştir. Sevgi ise özgür iradeyle yapılan bir seçimdir. İki insan birbirini ancak, diğeri olmadan yaşamaya muktedir olup da birlikte yaşamayı seçtiği zaman sevebilir."
"Kadın sinemaya gitmek ister; erkek istemez. Erkek parayı bankaya yatırmak ister; kadın bir bulaşık makinesi ister. Kadın erkeğin arkadaşlarından hoşlanmaz; erkek de kadınınkilerden. Böylece her ikisi de için için şu korkunç gerçeği anlamaya başlar: Onlar sevdikleriyle "bir" değildirler, osevdikleri kişinin kendi arzuları, zevkleri, önyargıları ve farklı bir zamanlaması vardır ve olmaya da devam edecektir. Birer birer, tedricen veya aniden benlik sınırları yeniden ortaya çıkar; tedricen ya da aniden aşk biter. Bir kez daha onlar iki ayrı birey olmuşlardır. İşte bu noktada onlar ya ilişkilerinin bağlarını çözmeye ya da gerçek sevgi çalışmasına başlarlar."
"Bir insan aşık olduğunda, karşısındaki kişiyi" sevdiğini" hisseder. Ama iki sorun hemen aşikâr olur.Birincisi, aşık olma deneyimi özellikle cinselliğe-bağlı bir erotik deneyimdir.Çocuklarımızı çok derin bir biçimde sevebilsek de onlara aşık olamayız. Bizimle aynı cinsiyetten olan arkadaşlarımıza-eşcinsel değilsek-aşık olamayız.Biz sadece bilinçli ya da bilinçsiz olarak cinsel bakımdan güdülendiğimizde aşık olabiliriz.ikinci sorun, aşık olma deneyiminin daima geçici olmasıdır.Kime aşık olursak olalım, eğer ilişki yeterince uzun sürerse, er ya da geç aşk biter.Bu aşık olduğumuz kişiyi artık sevmememiz anlamına gelmez. Ama aşık olmanın ayırt edici özelliği olan mest edici(kendinden geçiren) sevme hissinin daima geçtiği anlamına gelir.Romantizm çiçeği daima solar."