Sana kendini eksik hissettiren herkesten sıyrıl. Bir parmağıyla seni gösterip kendini gösteren dört parmağı görmeyenlerden ayrıl.Daha çok gülümse. Hep hayal ettiğin ama ertelediğin şehre git.Söylemek istediğin herkese sevdiğini söyle.
Hayatta birdenbire bir şey değişir ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Meltem'e de öyle olmuştu. Yaşamında birşey değişmişti ve artık hiçbirşey eskisi gibi olmamıştı. Öğrenmişti;insan mahsumiyetini bazen bir başkasının günahıyla kaybeder. Meltem'e olan buydu. Öğrenmişti; Hayatta herkese gücünü veren başka birşeydir. Ona da gücünü, yaşadığı bir yıkım kazandırmıştı.
Salondakilerin sabırsız hallerinden, burada yapılması gerekenleri bir an önce halledip kendi işlerinin başına, dışarıda kendilerini bekleyen hayatlarına, alışkanlıklarını tekrar ettikleri gündelik dünyalarına dönme arzusu okunuyordu. Hüzünleri tutuk, gülümsemeleri yarım; hazırlıksız yakalandıkları ve bir an önce bitmesini istedikleri can sıkıcı bir törene katılmış gibiydiler. Onların bu evdeki gönülsüzlüklerine karşın ben, burada kalıp zamanı alabildiğine uzatabilir, onun şu an beni tamamen kuşatmış olan varlığının canlandırdığı anıların kendilerini bir bir yaşamasına, geçmişi hatırlamasına izin verebilirdim. Burada saatlerce oturup içimdeki sızıyla baş başa kalma ihtiyacı içindeydim. Yanımda hiç kimse olmadan.
Şimdi bana hüzün veren şey,ayrılmış olmamız değil ayrılığın kendisi. Her ayrılık gibi bu da varlığıyla hüzün veriyor bana. Yetiştirilme yurduna verildiğimde ben,bir kere ve çok büyük ayrılmışım. Bir kere böyle büyük ayrıldın mı,sonrakilerin üstesinden geliniyor.