Salondakilerin sabırsız hallerinden, burada yapılması gerekenleri bir an önce halledip kendi işlerinin başına, dışarıda kendilerini bekleyen hayatlarına, alışkanlıklarını tekrar ettikleri gündelik dünyalarına dönme arzusu okunuyordu. Hüzünleri tutuk, gülümsemeleri yarım; hazırlıksız yakalandıkları ve bir an önce bitmesini istedikleri can sıkıcı bir törene katılmış gibiydiler. Onların bu evdeki gönülsüzlüklerine karşın ben, burada kalıp zamanı alabildiğine uzatabilir, onun şu an beni tamamen kuşatmış olan varlığının canlandırdığı anıların kendilerini bir bir yaşamasına, geçmişi hatırlamasına izin verebilirdim. Burada saatlerce oturup içimdeki sızıyla baş başa kalma ihtiyacı içindeydim. Yanımda hiç kimse olmadan.