Zihnimizin, seçimi elimizde olmayan tohumlar için bir tohum yatağı olması tuhaf ve üzücü görünüyor. Ama insanoğlu tuhaf, hüzünlü bir yaratıktır; kendisine neye mal olacağına aldırmadan dünyayı yağmalamaya vermiştir kendini. Psikolojiyi kafaya takmaz. Akşam yemeğini bir lokomotife bırakıyormuşçasına, bunu uzmanlara bırakır. Kendi ruhunu özümsemeyi bile umursamaz.
Ölmek zorundayız, çok geçmeden hayattan ayrılmak zorundayız. Eğer sonsuza kadar yaşasaydık, gerçek şey, adaletsizlik ve açgözlülük olurdu. Hayat sonlu olduğundan, başka şeylere tutunmamız gerekiyor.