"Ölümün karesi hayat ise hayatın karakökü ölümdür."Hakikat budur ki her şeyin sonu ölümdür,lakin yeni bir başlangıca gebedir,yazarın ifadesiyle Rahim de doğduğunu bilen, Rahmân 'a kavuşacağını da bilir.Yazar Salzburg üniversitesinde öğrenimini sürdürürken muhabbet kurduğu insanların hayatını konu edinerek ve bunu mâna ve felsefe ile birleştirerek bazen ayetlerle bazen edebi sözlerle desteyerek hakikatin penceresini aralayarak biz okurları düşündürmüştür,"Bakmaktan öte seyreylemek"lazım diyerek bakış açımızı genişletmemiz gerektiğini , "insan olan dünyayı değil evreni âlemi ve kâinatı genişletendir "diyerek havsalamızı güçlendirmiştir. Yazar kitabın sonunda ben hikayelerin yalancısıyım diyor,bunu ölüm,benden işitmişti , ölüm bana itaat etmişti diyerek bitiriyor. Ve ben hikayeler gerçek mi diye düşünerek kalakalıyorum.
Karekök HayatMehmet Sabri Genç · Şule Yayınları · 2014156 okunma
İçinde ruhların özgürlük aradığı ve belki de bu nedenle tamamının hapsolduğu kafesin kendisi beden mi yoksa ? Bu çalışmanın en kritik sorusu.
Beden ürettiği mutsuzluktan beslenir.Beğenilenler çemberinin dışında kalmak,modern bireyin başına gelebilecek en korkunç felakettir.Bu nedenle kullanıcısına uyum ve aidiyet ruhunu aşılayan maskeler, kolayca takılıp atılabilir birer kimlik uzantısı olarak işlev görür.Beden yalnızca içinde yaşadığımız ve kendisiyle düşündüğümüz bir dışsallık değil; modern kimliğin de içinde eridiği ve şekil bulduğu öğütücü bir potadır artık.
Çocuğun kalbi saf bir cevherdir ki her çeşit nakış ve resimden boş fakat nakşedilecek her şeyi kabule müsaid ve kendine yönelen her şeye meyleder durumdadır.