Eski bir dostun çığlığını içimden söküp atmak ölümlerin en acısıydı. İçimde volkan gibi patlamaya hazır olan dostuma olan serzenişlerimdi; o serzenişlerim boğazımdan düğüm düğüm olup çıktı da sana neden ulaşamadılar?
Kulakların mıydı bana sağır olan kalbin mi ?
Herkese ilmik ilmik işlenen merhemin miydi beni insandan saymayan yoksa ben miydim insan olmayan?
Benim kalbim rutubetli kilitlerle mi kapanmıştı yoksa senin kalbinde benden emare mi kalmamıştı?
Neydi dostluğumuzu bitiren?
Benim mavime siyah bulaşması mıydı
Yoksa senin o Siyaha kör oluşun mu?
Ben miydim fazla ketum ve çirkin
Sen miydin fazla özgür ve güzel?
Ben miydim canavarlaşıp ölüme benzeyen
Sen miydin ölüme iten?
Neydi beni senden değersizleştiren?
Sendin beni gözardı edip hissizleştiren.
Söyle bana Hemrâh!Hangimizdi daha fazla acı çeken? Beni 40 yerimden bıçaklayan sen mi ? Açtığın yaraları gül sanıpta dikenleriyle daha çok kanatan ben mi ?
Ve sen Anka, sen ki benim kız kardeşim,Sen ki benim masumluğum, sen ki benim saçlarımda gezinen mavim. Değer miydi dünya için?
Ben şimdi ölüyorum
Sen şimdi özgürsün.