Açıkçası bu kitapçık, yıllardır akıl sır erdiremediğim teslis inancını bana kafamda hiçbir soru işareti kalmayana kadar açıklayan mükemmel bir kaynak oldu. Tabii ki birçok dinde görebileceğimiz üzere tanrı kavramının insan aklında çözümlenebilmesinin zorluğundan da bahsediliyor. İslam dininde de bunu sıkça görebiliyoruz. Allah’ın sonsuzluğu, her daim her yerde olması, doğmaması ve doğurulmaması gibi özellikler biz ölümlü insanlar için anlaşılması oldukça güç hatta imkansız bir durumdur. Çünkü din, teslimiyet içerir. Tanrı, aciz kullar için anlaşılması zor bir varlıktır. Bu, hristiyanlıkta da bu şekilde görünüyor. Fakat yazar, bu imkansızlığı olabildiğince imkanlı hale getirmeye çalışmış.
İslam ve Hristiyanlık inançlarındaki günah kavramları, bu günahlar karşısında ise insanoğlunun neler yapabileceği, neler yapamayacağı ele alınmış bu kitapçıkta. Bilgilendirici bir kitapçıktı.
Tevrat ve İncil tahrif edilmiş kitaplar mıdır, yoksa Hristiyanlığın savunduğu bir şekilde bu mümkün değil midir? Bu soruların cevaplarını eski ve yeni ahitten, bulunan eski nüshalardan ve Kuran ayetlerinden çıkarmaya çalışmış Hristiyan yazar. Kitapçık, objektiflikten uzak olmasına rağmen bilgilendirici bir kaynak. Fakat bulunan nüshaların kaynakları konusunda maalesef bir bilgilendirme yoktu. İznik olayları öncesi bulunan birçok nüsha olduğu halde kitapçıkta bunlara yer verilmemişti. Biraz eksik denebilir, fakat okumaya değerdi.