Belki bu sefer sahiden terk eder beni. Adına ev dediğimiz bu bunaltıcı yeri, aile dediğimiz bu bulantılı şeyi... İki tamı bir araya getirip her ikimizi de eksilterek inşa ettiğimiz bu devasa Biz'i... Belki bu sefer, ha? Belki bu sefer?/
Sonra ne mi oluyor?
Hiç.
Yapmazsam uykularımın sahibi belirsiz mırıltılarla bölüneceğini,yapmazsam kimsenin sebebini anlayamadığı bir şekilde iştahımın kesileceğini, yapmazsam boğazımdan huzurlu lokma geçmeyeceğini bildiğim irili ufaklı bir dolu başka şey gibi, onu da yapmıyorum.
Yalan bazen ne kadar sağaltıcı oluyor, ölüleri bile diriltiyor. Bilincimiz ve belleğimiz mutluluğumuzun en büyük düşmanı, bilinci köreltemeyince unutmaya sığınıyoruz. Yaşlı kadın dingin, mutlu, huzurlu. Hatırladığı kadarı yetiyor ona, ötesi sonsuz, dipsiz boşluk. Karanlığı kurcalamaya, unutmanın eşsiz huzurunu dağıtmaya ne gerek var! Gerçek nedir ki bizim sanımızdan, hatırladıklarımızdan başka, bu dünyadan çekip gittiğimizde hangi gerçek kalacak ardımızda?