"İleriyi görmek istemeyenler, imparatorluktan toprak fedakârlığı yapılmasını hoş karşılamayacaklar hatta bizi ihanetle itham edenler olacaktır. Biz buna rağmen görüşlerimizin meşrutiyet sonrası için bir program hâline getirilmesini sağlamalı ve onu gerek Merkezi Umumi' de ve gerekse arkadaşlar arasında şiddetle müdafaa etmeliyiz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mustafa Kemal, eylem insanı olmanın yanında aynı zamanda bir fikir insanıydı. İmparatorluğun içine düştüğü durumu çok iyi anlıyordu. Ordu zayıftı. Ekonomi bitik durumdaydı. Vergileri dahi yabancılar topluyordu. Kapitülasyonlar nedeniyle Osmanlı halkı fakirleşmiş ve yabancılar üstün konuma gelmişti. Devlet idaresi, bu sorunları çözecek mekanizmaya sahip değildi. Aksine liyakatsizlik ve keyfiyet alıp başını gitmişti.
Yarının Adamı, hangi işi yapıyorsa o işte en iyi olmalıydı. Bu nedenle tüm tatbikat ve eğitimlere katılıyor, hazırlıklar için çalışıyor ve boş kaldığı vakitlerde felsefe, din ve tarih kitapları okuyordu.
Türklüğü bütün soyluluğuyla tanımak ve tanıtmak gerektiğini anlamıştı. Bu gerçeğe bütün Türklerin inanması, bununla övünüp kendine güvenmesi için çabalamak gerektiğini ülkü bilmişti.