İnsanların duyguları öylesine değişkendi ki, az önce sokağa sürükleyip öldürmeye can attıkları mahkuma yiyecekmiş gibi bakan vahşi gözlerden şimdi yaşlar süzülüyordu.
Charles Darnay, jüriye ve bu gürültücü seyirci topluluğuna baktığında, ayakların baş, başların ayak olduğunu düşünmüş olmalıydı; caniler, dürüst insanları yargılıyordu.
...sanki Fransa'da sersefil yaşayan milyonlarca insanı ve halkın refahını kolaylıkla artırabilecek kaynakların yanlış ve uygunsuz kulanımını fark etmemişler, Devrim'in kaçınılmaz olarak geleceğini yıllar öncesinden görüp bunları gayet anlaşılır ifadelerle kayda geçmemişler gibi... Tüm bu cakalı ve boş sözler, Monsenyörlerin, çoktan miadı dolmuş, kendi kendini tüketmiş, kendisiyle birlikte tüm dünyayı ve yedi kat gökyüzünü de harap etmiş bir düzeni yeniden inşa etmeye yönelik ayağı yere basmayan planlarıyla birleşince, ortaya, gerçekleri bilen, akliselim sahibi bir insanın, tepki göstermeden dinlemeye tahammül edemeyeceği bir şey çıkıyordu.