Her şey umutsuzluğu çağrıştırıyor. Pisluği, bırakılmışlığı ve yoksulluğu. Ben de her zamankinden daha pis, daha bırakılmış ve daha yoksulum. Güne başlayabileceğim hiçbir somut ya da soyut görüntü yok. Artık bende bir görüntü değilim. Tozum. Taşım. Daha sonraki saatlerde ısınacak havayım.
Her düşünce,her konuşma kendi başına olmak demektir. Bir şeyi bir insanla bölmek gene kendi kendinle bölüşmek demektir. Bir insanla sevişmek, gene kendi kendinle sevişmek demektir. Birisiyle birlikte olmak, yalnız olmak demektir. Bunu çıkarma aklından. Ama Pavese haklı
Üzerimde gökyüzü ve gece. Ayaklarımın altında asfalt. Zaman gerek, bir mekan gerek. Tanıdığım bir tek şey gerek. Soyunup, derime dönmem gerek. Hiçbir yere gidemeyeceğim. Yeniden arabaya dönüyorum.
Gelişigüzel geçip gidilecek bir varoluş değil insan varoluşu. Biçimlendirilecek, değiştirilecek, sınırsızlaştırılacak bir HER ŞEY. Kalıplardan kaçmak için gidiyorum. Gitmekten yılmayacağım.Kentlere gitmek, kocalara gitmek, gene gitmek, gene gelmek, hiçbir şey yıldırmayacak beni. Yaşamı, GITMEK olarak algılıyorum.