İbrahim

Haz, en aşağılık duygular için bile; Cenneti vaat ettirir insana.
Reklam
Manifesto
Ah Pina, cahiliye döneminde insanlar görünen putlara taparlarmış. Kendi elleriyle yaparlarmış bu putları, kendi sözleriyle de överlermiş en gözde dua cümleleriyle. Herkesin putu kendine şirin mi şirin, herkesin putu kendine özelmiş. Sonra yıllar geçmiş Pina; putlar devrilmiş, insanlar kendi elleriyle yaptıkları putları yıkmışlar birer birer. Herkes tapınmak için yeni bir arayışa girmiş; kimi yaratıcıya, kimi ateşe, kimi suya tapınmaya devam etmiş günümüze dek. Aslında mesele tapınmak da Pina, insanlar yüzyıllar boyu günahını, sevabını; acısını, sevincini paylaşacak birisini bulmak için çabalamış. Kimi bu eksikliğini put yaparak gidermeye çalışmış, kimisi inandığı yaratıyaca yalvararak, kimisi de bir insana ömrünü adayarak.. Elbette anlatılacak kimseler yok değil Pina; insan mutlaka bir dil bulup, yazıp, ses çıkarıp, boyayıp, dans edip, ya da susarak bir şekilde kendisini ifade etmeye çabalarmış. Anlatılacak kimseler yok değil inan ama insanın kulağının arkası bile, ne kadar uzak kendisine Pina.. Günler günleri kovalamış, seneler seneleri. İnsanlar anlatmaktan vazgeçmeye başlamış, bir insanın bir insana tapabildiğini farketmişler. Değerden bahsetmiyorum Pina, saf duygular her zaman utangaçlıkla ölçülür. Ama bu insanlar tehlikeli, sinsi ve şeytani düşüncelere sahipler. Önce Kadınlar başlamışlar tapınmanın ölçütünü görmek için; burunlarını kaldırtıp, kaşlarını aldırtmışlar. Seslerini eğitip; parlak bir ruj ve yarı transparan bir pudra ile fondöten sürüp insanların gözlerini boyamışlar. Nihayetinde tapınmak insanın genlerinde var Pina. İnsanlar bir süre sonra bu insanlara tapmaya da başlamışlar. Erkeler de geri kalmamak adına çabalamış elbette. Lüks bir araba, maço bir yüz ifadesi, rolex marka bir saat, şaşalı bir gösteriş bütün kapıları sonuna kadar açmış. Herkes
İnsan ve Duygular