- Ben insanların gözlerinden okurum ruhunu. Beni hiç yarı yolda bırakmazlar.
> ︎Bir kafesin içinde kaç farklı göze bakabildin ki?
- İnsanların bir kafes gördükleri zaman, içinde ne olduğuna bakmak için nasıl hevesli olduklarını bilsen şaşardın.
> ︎Ama kapısını hiç açmazlar.
- Kapısını görmezler.
> ︎Peki sen anahtarını nasıl buldun?
- Ben kilidimi kırdım.
︎> Daha büyük bir kafeste dolaşmak için yalnızca.
- Dünyayı böyle mi görüyorsun? Senin için kocaman bir kafes mi? ︎
> Ya ne? Herkes kapanın içinde ve ne bir kapısı ne de bir kilidi var.
- Kilit senin zihninin içinde, kapı da gözlerinin baktığı ama göremediği bir yerde.
- Nereye gidiyoruz?
- Ne fark eder?
Haklıydı, bir şey fark etmezdi ya, soru olsun işte. Ses olsun. Bir çift laf olsun ama şu kimsesizlik hissi olmasındı.