İşin inceliklerini, detayları ve tanıklıkları önemsemiyor gibiydi. Suçlular vardı, kimileri yakalanacak konumdaydı, kimilerinin ise makamlarından ötürü yakalanmaları imkansızdı. Bu ülkenin işleyişini kabul etmiş, değiştirmeye ya da adaleti getirmeye gerek duymadan dümdüz yaşıyordu Başkomiser Selim. Ona bir iş vermişlerdi, onu bitirdikten sonra sıradaki işe başlayacaktı.
Şimdiki zaman uçucuydu, geçmiş zaman ise değiştirilemez. Değiştiremeyeceği zamana gidip donmuş hatıraların arasında gezerek, aradığı şeyi bulmaya çalışmak daha sağlam bir yöntemdi ona göre.