Hiç kimsenin, kendinden büyük bir amacı olamaz. Sıradan bir insan küçük bir apartman dairesine sahip olmayı düşlerken, bir başkası sahilde bir villa düşleyebilir, ama Versailles Sarayı’nı ancak bir kral düşleyebilir.
Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, bunu ancak oluşumuzu yükselterek yapabiliriz. Tıpkı bir kuruluşun, bir ülkenin veya tüm bir uygarlığın olduğu gibi, bir kişinin kaderi ve ekonomisi de kendi oluşunun ve vizyonunun yansımasıdır. Vizyonu genişleyen bir kişinin, kendi gerçeği de o denli zenginleşir.