Maymunun bir türünün beyninin gelişmesi ve sebep sonuç ilişkisi kurma, örgütlenme ve birşeyi başka bir şeye dönüştürme yetisi kazanmasına yol açan "bilişsel devrim" sürecine girmesi ile insan türünün ortaya çıktığına dair Harari'nin teorisi, kutsal kitapta Tanrı'ya atfedilerek temel buluyor: "Ve Adem'e bütün isimleri öğretti." (Bakara 31)
Sonrasında Tanrı talimatlar buyuruyor. Bu talimatlar; Resullerin işleri, tora, hadisler, vb eklemeler ile derinleştikçe derinleşiyor ve işin içinden çıkılmaz hale geliyor (bence). Meselenin özüne dair mistik çabalar da yelpazenin renklerini daha da çeşitlendiriyor.
Oysa Yaratıcıyı ve yarattıklarını sevmek, zarar vermemek olarak özetlenebilecek ve geçmişin hayıflanmaları ile gelecek kaygısını bir kenara bırakarak an'a odaklanmayı mutluluğun temel şartı gören anlayışı ben seviyorum. Yaşam mutluluğunu; hayatı anlamlandırma veya haz arayışı çerçevesinde değerlendiren iki görüşten birincisine; aile ve çevrenin etkisi, sosyo-ekonomik şartlar doğrultusunda meyletmiş bir kişi olsam da, yanlış anlamlandırmanın, zihin dünyası ve bünyeye verdiği verdiği zararın haz peşinde koşmaktan daha yıkıcı olduğunu da düşünür oldum artık.