Bağdat Demiryolu projesinin ilk halinde hattın Ankara-Kayseri-Diyarbakır-Musul güzergahını izlemesi öngörülmüştü. Hatta Erzurum'a kadar uzatılacak bir ara hattın Arpaçay-Sarıkamış arasında daha önce yapılmış hatta bağlanması ve böylece Kafkaslar'a da açılması, öte yandan İran'a bağlanacak olan bir başka hatla bu sefer de Hazar denizinin ötesine, yani Afganistan'a ve Hindistan'a erişilmesi planlanmıştı.
Ardından Balkan Savaşları patlamış ve Burhaneddin Efendi'ye(oğlu), bağımsızlığına kavuşan Arnavutluk'un başına kral olması teklif edilmişse de, Osmanlı gururu buna mani olmuş ve bu cazip teklifi reddetmiştir. Ardından ABD'ye yerleşip zengin bir Amerikalı hanımla evlenen Burhaneddin Efendi, 15 Haziran 1949'da vefat etmiş, cenazesi gemiyle İstanbul'a getirilmek istenmiş ama ne çare, CHP hükümeti izin vermemiş, bunun üzerine Şam'a götürülerek Sultan Selim Camii'nin avlusunda yatan amcası Sultan Vahdettin'in yanına gömülmüştür.
Abdülhamid bu matbaanın (Kur'an-ı Kerim matbaası) kirli suyu için ayrı bir su yolu yaptırmıştır. Sebebi mi? Elbette Kur'an-ı Kerim'in tozunun diğer kirli sularla birlikte kanalizasyona karışmaması için.
Kendisini öldürmeye kasdetmiş adamı idamdan kurtardığı yetmiyormuş gibi bir de kendi hizmetinde kullanmayı akıl eden bir devlet adamına biz de kalkmış ''Kızıl Sultan'' veya ''Büyük Katil'' diyoruz.