Artık israf yok. Bazen hayat kapına vedalarla, acılarla ve sabrını zorlayan insanlarla gelir. Bazen de kapını açtığında karşında hiç beklemediğin güzellikler ve mucizeler görürsün. Hatırla geçmişi; ne zor savaşlar kazandın sen, ne fırtınaları tek başına atlattın. Birçok insan tanıdın ve ‘tanıyamamışım’ dediğin nice insanlarla vedalaştın. Bazılarından ayrılmak kolay olmadı, zorlandın, kendinle inatlaştın ama bazılarından anında uzaklaştın. Yıllarca kendine benzeyen, senin gibi seven ve ince düşünen insanlar aradın. Biliyorum, artık ne sen eski sensin ne de insanlar gözünde hep iyi niyetli. Kabul et iki gözüm, sen de fazlasıyla olgunlaştın. İnsanlarla uğraşacak ne eski gücün var artık, ne de onları hoş görecek sabrın. Bir daha tekrarı yok yaşadığın şu hayatın. Bak, önünde bir ömür var; yeni yaşlar ve yeni başlangıçlar. Hayatı biraz da kendin için yaşa. Değmeyen insanlar için yıllarını zaten fazlasıyla harcadın.
Friedrich Nietzsche bu sözü; Kaderinde olanlara karşı pişmanlık ve öfke duymak yerine, kaderini sev diye özetlemiş. Ama kaderini sevmeyi burada tam bir teslimiyet hali olarak tanımlamamış. Başına gelenler için üzülmek yerine onlardan dersler çıkarıp bilgeliğini artır demek istemiş.