Vedaların dilsiz de olabileceğini ve ardında derin izler taşıyabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bir vedanın türlüsü dahi olsa veda mutlaka bir yük taşır. Onun ardında bıraktığı tat hep acımsı bir tattır. Üzgün müyüm ? Bilmiyorum. Beni neyin üzebileceğine artık emin değilim demem daha doğru görünüyor. Yumuşak bir yüreğin başına gelebilecek her şey bir yerde hüzne dönüşür zaten. Emin olduğum bir şey daha var ki bu da bir hüznün bin mutluluğa eş değer olduğu.
" Yaşamın zor yolları gelip çattığında unutmaman gereken şey yürekler arasında o görünmeyen gizli bağlar adına çalışmak. Yüreğini paramparça etseler dahi sen onların yüreklerini paramparça etmemelisin. Çünkü bu gizli bağlardan biri bu incinmişlikle kopacak olursa dünya üzerinde bazı olaylar gerçekleşir ve nihayetinde dünya senin yüreğini koparıp atar. Bu bir canlının başına gelebilecek en kötü olaydır. Anlıyor musun ? "
Muzaffer efendimin dediği gibi, “Başkasının üstünde necaset gördüğünde kendi gözlük camındaki pisliği temizle.” kendi kusurumuzu hep karşımızdaki kişide görürüz.